10 Temmuz 2015 Cuma

Diş Fırçasının Kullanımı

Günlük diş bakımınız için dişlerinizi fırçalamak kadar nasıl fırçaladığınız da önemlidir.
Diş Macunu sürdüğünüz fırçanızı 45 derece eğimli bir şekilde tutmalı, diş etinden dışarıya doğru oval hareketlerle dişlerinizi fırçalamalısınız.

Dişlerin ön ve iç yüzeylerini fırçaladıktan sonra, çiğneyici yüzeyi de fırçalayıp, fırçalamanızı tamamlamalısınız.

Bunların dışında dilinizi fırçalamak da, dilinizin üzerindeki plağı uzaklaştırarak ağız kokusunu engellemeye fayda sağlayacaktır.

Diş Fırçası Kullanımı

Doğru bir şekilde dişlerinizi fırçalamak istiyorsanız, diş fırçalama işlemi en az iki dakika (120 saniye) sürmelidir. Sürenizi ölçmek için kronometre vb. kullanabilirsiniz. Dişlerinizi nazik bir şekilde daireler çizerek fırçalamalı, diş etlerini zedelememeli, arka bölgelerdeki ulaşılması zor olan dişlere de özen göstererek fırçalamalı; her bir yüzeyi tek tek temizlemelisiniz.

Üst dişlerinizin dudaklarınıza bakan ön yüzeylerinide fırçaladıktan sonra, alt dişlerinizinde ön yüzeylerini fırçalayın.

Üst dişlerinizin dilinize bakan iç yüzeylerini fırçaladıktan sonra, alt dişlerinizin iç yüzeylerini de fırçalayın.

Dişlerinizin çiğneyici yüzeylerini mutlaka fırçalayın.

Daha ferah bir nefes için dilinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.

9 Temmuz 2015 Perşembe

Ağız Kokusu

    Ağız kokusu toplumda büyük sorundur. Tahmin edilenden daha yaygındır ve sosyal ortamlarda sizi ve diğer insanları oldukça fazla rahatsız eder. Her dört kişiden biri, ağız kokusu problemiyle uğraşıyor. Ağız kokusundan şikayet edenler sosyal hayatlarında kendilerine olan güvenlerini kaybedebilirler. Yediğimiz yemekler, günlük ağız bakımımız ve genel sağlığımız gibi faktörler de ağız kokusuna sebep olmaktadır.

    Ağız kokusunda problem bulunmalı ve nedene yönelik tedavi yapılmalıdır. Ağız kokusuna neden olan gıdalardan kaçınmaya ek olarak, aşağıdaki yöntemlerle ağız kokusunu azaltabilirsiniz.

    · Bakteri plakları ve yiyecek artıklarını temizlemek için dişlerinizi günde en az iki defa fırçalamak ve her gün diş ipi kullanmak.

    · Dili fırçalamak. Geceleri protezleri çıkarmak, temizlemek, sabah yeniden takmak. Her öğünden sonra hem ağızda kalan dişleri hem protezleri fırçayla temizlemek.

    · Ağız muayenesi ve bakımı için diş hekimini düzenli ziyaret etmek.

    · Ağızdaki tüm diş çürükleri, kırık dolgu veya kron-köprü varsa tedavi edilmelidir.
    Ağız kokusu probleminiz var ise Mutludenti arayıp bilgi alabilirsiniz.

    Kaynak: Diş Klinikleri

8 Temmuz 2015 Çarşamba

20 YAŞ DİŞ ÇEKİMİ

Genellikle 18 yaşından itibaren çıkan, Çenenin en arkasında yer alan üçüncü büyük azı dişlere 20 yaş dişi denir. Her çenede 2 adet(sağda ve solda) olmak üzere toplamda dört adettir. Binlerce yıldır insanların yeme alışkanlıklarında gerçekleşen değişimden dolayı ağız ve çene yapısı küçülmüş ve 20 yaş dişleri  var olan çenemize sığmaz duruma gelmiştir. Bir çok insanda 20 yaş dişleri ağızda çıkacak yer bulamadıkları için gömük kalmaktadır. 

Gömük Yirmi Yaş Dişlerinin oluşturduğu sorunlar

  • Tam gömülü 20 yaş dişleri genelde sorun çıkarmazlar, ancak röntgen ile takip edilmeleri gerekebilir. Tam gömülü olmalarına karşın öndeki dişin köklerine baskı yapabilirler.

    Kısmen çıkmış 20 yaş dişleri en çok sorun yaratanlardır. Tam çıkamadıkları için öndeki dişi zorlayarak çıkmaya çalışırlar. Üzerlerindeki diş eti parçası (kapşon) , zamanla arasına yemek artıklarının kaçması ve bakteri üremesi nedeniyle iltihaplanır. Dişin etrafındaki diş etinin iltihaplanması sonucunda, ağrı, şişlik, abse oluşur. Çürük için uygun ortam oluştururlar.

    Tamamen çıkmış 20.yaş dişleri; genel olarak sorun çıkarmamakta olup çok geride oldukları için fırçalanmaları zor olmaktadır. Bu sebeple ağız bakımı fazla iyi olmayan hastalarda koruyucu bir önlem olarak çekilmeleri tavsiye edilmektedir.

    20 yaş dişi iltihabı veya absesinin belirtileri
      • Kızarıklık
      • Yutkunma zorluğu
      Ağrı ( kendiliğinden veya üstüne basınca )
    • Şişlik ( ağız içerisinde veya yüzde )
    • Çene altındaki lenf bezlerinin şişmesi
    • Ağzın kapatılamaması veya kapatınca 20 yaş dişi üzerindeki diş etinin ısırılması, baskı olması.

    20 yaş dişleri
    • Öndeki dişe baskı yaparak çapraşıklığa neden olabilir
    • Öndeki dişte çürüğe neden olabilir.
    • İltihap için uygun bir ortam yarattığından zaman zaman ağrı ve şişliğe neden olabilir.
      kaynak: ankara diş

7 Temmuz 2015 Salı

Amalgam Dolgu-Kompozit Dolgu

Çürük

Dişler iyi fırçalanmaz, ağız bakımını iyi yapılmazsa, dişlerin üstündeki plaklarda ve taşlarda (tartar) bulunan bakteriler "şeker" sayesinde hayatta kalır. Şekeri kullandıktan sonra oluşan asit, dişlerdeki sert dokuyu yumuşatmakta ve dişlerin çürümesine sebep olmaktadır.

Dolgu

Yumuşayan ve zarar gören diş sert dokusu uzaklaştırılır, diş çürükten arındırılır. Çürük temizlendikten sonra oluşan boşluğa (kavite) uygun bir dolgu materyali yerleştirilir. Bu dolgu maddesi kolay uygulanabilmeli, kaviteyi kusursuz bir şekilde örterek herhangi bir sızıntıya neden olmamalıdır. Bu dolgunun estetik bir görüntü sergilemesi hastalar ve diş hekimleri için tercih sebebidir. Çürüğün yanısıra sıcağa karşı hassasiyet, rahat çiğneyememe ya da şiddetli bir ağrı var ise, ya da çürük dişin içindeki canlı dokuya (pulpa) ulaşmışsa önce kanal tedavisi yapılır, ardından dolgu kaviteye yerleştirilir.

Dolgu türleri 

AMALGAM DOLGU
Amalgam hala en zararsız, en uzun ömürlü ve en ucuz dolgu maddesidir. Diğer dolgu maddelerine oranla çok daha kısa zamanda ve kolay uygulanabilir. Porselen, altın ve beyaz dolgular gibi dolgu malzemeleri hem daha pahalıdır hem de daha çok zaman ve dikkat ister.  Amalgam civaya allerjisi kesin olarak tespit edilenlerde kullanılmamalıdır, bu da %1'den çok daha düşük bir olasılıktır. Gerekmiyorsa amalgam dolgu sökülmemelidir. Hem gereksiz masraf, hem de dişe zarar verme olasılığı fazladır.

KOMPOZİT DOLGU
Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak tanımlanırlar. 1960`larda yalnızca ön dişlerde kullanılmaktaydı. Günümüzde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına dayanıklı ve daha az aşınan bir dolgu maddesi olarak, arka dişlerde de uygulanmaktadır.

Kompozit Dolgunun Avantajları 
Kompozit dolgunun avantajı estetik olmasıdır. Kompozit dolgular dişlere iyice bağlandığı için diş dokularını destekler, kırılmaları ve sıcaklık geçmesini engeller. Kompozitler, sadece çürükleri restore etmek için değil, dişlerin rengini ve biçimini değişitirerekte kullanılabilir. En önemli dezavantajı işlem sonrası duyarlılıkların olmasıdır. Dolguların renkleri, kahve, çay gibi boyayıcı yiyeceklerle de hafifçe değişebilmektedir.

6 Temmuz 2015 Pazartesi

İmplant tedavisi başarısın neye bağlıdır?

    Hastanın iyileşme gücü;

    İmplant tedavisinde başarıyı en çok etkileyen etken hastanın iyileşme gücüdür. Vücut sağlığı iyi olan hastaların iyileşme süresi daha kısa olmaktadır.
    18 yaşını doldurmayan(kemik gelişimini tamamlamayan); Ergenlik çağını bitirmemiş bireylerin kemik oluşumu tamamlanmamış olur. Bu durumda implant yapmak uygun değildir. Bu yaşlarda diş kaybı dahi olsa, yer tutucular kullanılarak kemik oluşumunun tamamlanması beklenmelidir.

    Alkol Ve Sigara Kullanımı;

    Sigara kullanımında ağızdaki dokularda bakteri plağı oluşabilir, enfeksiyon riski artar. Bu sebeple sigaranın karbonmonoksit ve toksit etkilerine bağlı olarak, implantın kemikle bütünleşmesi olumsuz yönde etkilenir. Ayrıca yara iyileşmesi gecikir ve kanlanma az olur.
    Sigara kullanan implant hastalarına, tedaviden 15 gün öncesinde ve tedaviden 1 ay sonrasına kadar,sigarayı bırakmaları ya da azaltmaları önerilmektedir.
      

    İmplantların Markası;

    İmplant uygulamasının başarılı olması, markadan çok, hekimin başarısı ve hastanın çene kemiğinin kalitesine bağlıdır. 
    İmplant markalarının operasyondaki başarı oranlarını en yüksek düzeyde tutmak için, bazı implant markaları ar-ge'ye ayırdıkları yüksek bütçeler sayesinde hastaya ve hekime kolaylıklar sunan implantlar üretmektedir. 

    İmplant Sonrası Bakımı;

    İmplant uygulamasında başarı için hastanın genel sağlık durumunun iyi olması ilk şarttır. Sağlık durumu ve kemik yapısı müsait olan hasta, yeterli iyileşme potansiyeli taşımaktadır. Hastaya doğru teşhisin konulması ve implantın özenle seçilmesi hekim ve hasta açısından oldukça önemlidir. Başarılı geçen implant operasyonundan sonra implantın temizlik ve bakımının güzel yapılması ve hekimin tavsiyelerine uyulması çok önemlidir. Az da olsa yaşanan İmplant kayıplarında hasta hatalarının payıda yüksektir. 2 saat bir şey yememek, 24 saat sigara içmemek, sıcak ve sert gıdaları 24 saat tüketmemek v.b. gibi önemli tavsiyelere mutlaka uymak gerekmektedir.

    Hekimin Başarısı;

    Yüksek fiyatlardaki implantların başarı oranı yüksek olur ifadesi her zaman doğru değildir. İmplantın uygulamasının başarılı geçmesi hekime bağlıdır. İmplantın asıl başarısı ise uzun vadede belli olmaktadır. İmplantın başarısından bahsedebilmek için, üzerine yük geldiği zaman vereceği tepki çok önemlidir. Bu da bize implantın üzerine sonradan yerleştirilen yapay diş (protez) yapımının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İmplant üstü protezlerin planlamaları titizlikle yapılmalı, kemik içerisindeki titanyum implanta aşırı yük getirecek uygulamalardan kaçınılmalı ve protezin yüksekliği iyi ayarlanmalıdır.

5 Temmuz 2015 Pazar

İmplant Operasyonundan Sonra Yemek Yenebilir mi?

    Nasıl Beslenmelisiniz:

    İmplant operasyonundan sonra 2 saat hiçbir şey yiyip içmeyiniz. İlk 48-72 saat içerisinde sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durmalısınız. Oda ısısındaki yumuşak yiyecekler (Çorba, yoğurt, puding, ekmeğin içi gibi) yenebilecek uygun yemeklerdir. Asitli meyve suları, alkollü içecekler ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekmektedir. Hasta diabetikse, doktorunun tavsiyelerine göre beslenmesine devam etmelidir. Genel olarak, İmplant ameliyatı sonrasında birkaç ay dikkatli beslenilmelidir. İmplantın çene kemiğine kaynama süreci olan ilk 2 aylık dönemde, sıcak veya soğuk olmayan yumuşak gıdalarla beslenerek implantın stabilitesine zarar vermemeliyiz. Diş hekiminizin tavsiyeleri olsa da bilgilenmeniz açısından aşağıdaki örnekleri verebiliriz.

    Oda ısısındaki yoğurt, peynir, çorbalar, meyve suları, yumuşak pişirilmiş yumurta, yumuşak et, süt, dondurma, muhallebi ve ekmeğin iç kısmı gibi yiyecekleri yiyebilirsiniz. Eskisine göre daha az besleneceğinizden; taze sıkılmış meyve suları, kivi, elma, çilek, greyfurt, portakal gibi meyvelerden tüketerek doğal yoldan c vitamini almanız faydalıdır. 

    Sıcak ve Soğuk Gıda Tüketmemek;

    İmplant tedavisinden sonra diş hekiminin tavsiyelerine uymak, implant operasyonunun başarılı sonuçlanmasında önemlidir. Başarılı bir implant ameliyatından sonra diş hekiminizin size söyleyeceği ilk şey sıcak ve çok soğuk gıdalar tüketmemek olacaktır. Uygulanan implant sayısına, implantın markasına ve cerrahi işlemin düzeyine göre 3-10 gün arası bu tavsiyeye uymak gerekmektedir.

    Sert Gıdalar Tüketmemek;

    Cerrahi operasyonla açılan dişeti operasyon sonrası dikilir, bu yüzden dişeti düzelene kadar  dikişlerin darbe almaması çok önemlidir. Diş hekimi tarafından dikişler alınana kadar sert gıdalar tüketmemek gerekir. Bu süreçte yumuşak veya sıvı gıdalar tüketerek beslenilmelidir. Eğer tek tarafta implant yapılmışsa implant olmayan bölgeyi kullanmak yararlı olacaktır.

4 Temmuz 2015 Cumartesi

İmplant Markaları ve Önemi

    İmplant Markalarının Önemi

    Dental implant markaları ve implant üreten firma sayısı çok fazladır. Piyasada yüzden fazla implant markası bulunmaktadır.

    İmplant sektöründe güvenilir ve kalitesini ispatlamış fazlasıyla dental implant markası vardır. 600 civarında implant markası bulunmaktadır. Bu implant markaları üretimlerinde 100'e yakın farklı dizayn kullanmaktadır. Giderek büyüyen dental implant sektöründe markaların birbirlerinden fazla farkı yoktur. İmplant uygulamasının başarılı olması markasından daha çok, hekimin başarısı ve hastanın çene kemiğinin kalitesine bağlıdır. Diş hekimi hastanın çene kemiğini inceledikten sonra doğru implantı seçerek operasyona başlar. Burada önemli olan hastanın çene kemiğinin iyi analiz edilmesi ve diş hekimi tarafından en uygun implantın bulunmasıdır.

    Türkiyede Dental İmplant

    Türkiyede de implant üretilmeye başlanmıştır. Türkiye'nin kendi implantını üretecek teknolojisi ve bilimsel alt yapısı bulunmaktadır. Diğer taraftan implant üretiminde lider olan ülkeler ( Almanya, İsrail , Amerika Birleşik Devletleri, İtalya ) adına da üretim yapmaktadır. Tamamen Türk kaynaklarının kullanıldığı %100 yerli üretim olan yüksek kalitedeki implantlar devlet desteğinin ve üretimin artmasıyla fiyatlarının da azalacağı beklenmektedir. Halen dışardan ithal edilen dental implant fiyatları yüksek olduğundan ve devletin geri ödeme yapmaması nedeniyle ülkemizdeki implant tercihi yeterli düzeyde değildir.

    İmplant markalarının operasyondaki başarı oranları %90 civarında olsa da bazı özel implant markaları ar-ge'ye ayırdıkları yüksek bütçeler sayesinde hastaya ve hekime kolaylıklar sunan implantlar üretmektedir. Bu implantlar hızlı iyileşme süreleri sayesinde hastaya avantaj yaşatırken, üst yapıları eklemek için daha gelişmiş bağlantı şekilleriyle de diş hekimine kolaylık ve sağlamlık sunmaktadır.

    Dental implant markalarını ikiye ayırabiliriz. Birinci grupta lider olan firmaları sayabiliriz. Bu firmalar yüksek ar-ge bütçeleri yenilikçi tasarımları ile öne çıkan lider firmalardır. İkinci grupta ise; ar-ge harcaması olmayan nispeten eski teknoloji kullanan dental implantların tasarımını satan firmaları söyleyebiliriz.


    Ülkemizde Yaygın Olan İmplant Markaları;
    Zimmer İmplant
    - Straumann
    - General İmplant
    - Mr. Schulz
    - General İmplant
    - Biotech (CMI) implant
    - Biohorizons
    - MIS-Alfagate implant
    - İmplant Direct
    - 3i dental implantlar

    Kaynak: implant ankara

3 Temmuz 2015 Cuma

Çene Cerrahisinin Kapsadığı Alanlar Nelerdir?

          Çene Cerrahisinin Kapsadığı Alanlar Nelerdir?
    Çene ve yüz bölgesi, alt çene eklemi, tükürük bezi rahatsızlıkları, çene cerrahisinin çalışma alanı içerisinde yer almaktadır. Birtakım sistemik hastalıkların, ağızdaki belirtilerin belirlenmesi ve tedavisi de çene cerrahisinin çalışma alanı ile çözümlenebilmektedir.

    Diş hekimliğinde sık olarak uygulanmakta olan implantların çeneye yerleştirilmesi işlemi, içene yapısında  gerekli olan kemiğin yetersiz kalması nedeniyle kemik greftleri konulması gibi ileri implant cerrahisi uygulamaları da çene cerrahisinin çalışma alanı içerisinde yer almaktadır.

    Çene cerrahisinin kapsamında olan diğer bir konu ise, doğumsal veya sonradan gelişen çene yüz anomalileridir. Bunlar genel olarak damak ve dudak yarıkları, alt veya üst çenenin ileride veya geride konumlanması sebebiyle çiğneme fonksiyonunun ve estetiğin bozulduğu gibi durumlardır.

    Başlıca Uygulama Alanları:

    - İmplant uygulamasına yeterli kemik oluşturmak amacıyla greft uygulama
    - Protez öncesi ağız içindeki dokuların düzenlenmesi
    - Gömülü dişlerin cerrahi olarak çıkarılması
    - Gömülü 20 yaş dişlerinin cerrahi olarak çıkarılması Ortodontik amaçlı olarak gömülü dişlerin sürdürülmesi
    - Çene kemiği içindeki çeşitli kist ve lezyonların çıkarılması
    - Çene kemiğindeki normal olmayan yapıların düzeltilmesi
    - İmplant uygulaması
    - Çeşitli sebepler nedeniyle büyümüş ya da düzensizleşmiş yumuşak dokuların çıkarılması
    - Damak üzerinde kalan frenilumların açılması
    - 20 yaş dişlerinin rahat sürmesi amacıyla üzerlerinin açılması
    Dişlerin apeksindeki kist ve lezyonların cerrahi olarak çıkarılması (kök ucu rezeksiyonu)

    Kaynak: implant ankara

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi ağız, diş ve çene bölgesinde meydana gelen rahatsızlıkların teşhisinin ve yapılacak tedavilerinin, klinik ve radyografik olarak belirlendiği diş hekimliği dalıdır. Çene cerrahileri insanların çene bölümlerinde meydana gelen rahatsızlıkları tedavi etmektedir.

Ağız boşluğu içinde bulunan yumuşak dokuları (yanak, damak, dil, dudak gibi) ve sert dokuları (dişler,kemikler,eklem) ilgilendiren her türlü rahatsızlığın teşhisini ve cerrahi tedavisini lokal anestezi, genel anestezi ya da sedasyon ile ameliyathane ortamında operasyonlar yaparak gerçekleştiren bir bölümdür.

Basit diş çekimi ağızın içinde görünen dişlerin çekilmesidir. Lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Basit diş çekiminde diş, bir alet yardımı ile tutulur. Diş çekilmeden önce ileri-geri hareketler yapılarak diş gevşetilir. Bu hareket tarzı bazen diş ve dişeti arasına giren bir alet yardımı ile de yapılabilmektedir. Böylelikle diş, en az travma ile çekilmektedir.

Cerrahi çekim ise ağız içinde rahatça görülemeyen, dişeti sınırında kırık olan ya da sürmemiş dişlerin çekiminde kullanılan bir tekniktir. Bazı vakalarda dişin üzerinde kaldırılması gereken kemik bulunabilir. Çekilmesi gereken diş, bölümlere ayrıldıktan sonra cerrahi çekim ile çıkarılabilir. Normal çekim gibi lokal anestezi ile işlem yapılabilmektedir.


30 Haziran 2015 Salı

Dental İmplant Pahalı Bir Tedavi midir?


İmplant'ın hammaddesi titanyum olup, %99.9 saflık oranı ile üretilen çok ileri bir endüstri ürünüdür. Bu sebepler nedeniyle diş kliniklerine maliyeti oldukça yüksektir. Dental implant operasyonu fiyatlarının az ya da çok olması, kullanılan implantın markasına, tedavi esnasında kullanılan yardımcı cerrahi malzemelere göre değişkenlik göstermektedir.

İnsanların alım gücü göze alındığında, başlangıçta pahalı gibi görünen dental implant operasyonu, dental implant tedavisi uygulanan insanların uzun yıllar aldıkları verim, kullanım rahatlığı, konfor, güven dikkate alındığında çok da pahalı olmadığı sonucunu doğurmaktadır. Tecrübeli bir diş hekimine tedavi olmakta fiyatı etkileyen unsurlarından biridir.

29 Haziran 2015 Pazartesi

İmplant Tedavisi Bana Uygun mudur?


İmplant diş tedavisi; farklı farklı hastalıkları olan kişilerde, hastalık kontrol altına alındığı takdirde herkese yapılabilir. Diş muayenesi esnasında yeterli miktarda kemik saptanmaz ise,  önce kemik altyapısı oluşturduktan sonra (kemik tozu uygulaması yapılarak), belirli bir süre kemik oluşumu beklenir, daha sonra implantlar yerleştirilebilir. Kontrol altında bulunmayan, önemli bir sistemik rahatsızlığı olan, radyoterapi ya da yakın bir dönemde kemoterapi alan kişilerde implant diş uygulaması yapılması sakıncalıdır. Bunları başlıklar halinde şöyle sıralayabiliriz;

Kemik Gelişimi tamamlanmamış hastalarda;

Ergenlik çağını tamamlamamış insanlarda kemik gelişimi devam ettiğinden implant diş uygulaması yapılması sakıncalıdır. İmplant diş yapılabilmesi için kemik gelişiminin tamamlanması gerekmektedir.

Şeker hastalarında;

Kontrol altında olmayan diyabet hastalarında implant diş yapılması risklidir. Şeker hastalarında doku iyileşmesi yavaş geliştiği için enfeksiyon riski fazladır.

Sigara tüketimi fazla olan hastalarda;

Sigara kullanımı, ağız içindeki dokularda oluşan bakteri plağına zemin hazırlamakta ve enfeksiyon riskini arttırmaktadır. Sigaranın karbonmonoksit ve toksit etkilerine göre implantın kemikle bütünleşmesi olumsuz yönde etkilenmektedir.

Hiper tansiyonu olanlar;

Hipertansiyonlu hastalarda ağrı, stres gibi durumlarda aşırı tepki durumu bulunmaktadır. Uyaranlara karşı aşırı tepki verildiği zaman, diş tedavisi esnasında kan basıncı akut olarak yükselebilir ve konjestif kalp yetmezliği ya da nadiren felç, kanama v.b komplikasyonlar meydana gelebilmektedir.

Kalp rahatsızlığı olanlar;

Doktoru ile konsültasyona gidilmeden implant diş tedavisi uygulanmamalıdır.

Kan Pıhtılaşma Bozuklukları;

Kan pıhtılaşma hastalığı olanlara implant diş uygulaması yapılamaz.

28 Haziran 2015 Pazar

İmplant operasyonu sonrasında ağrı olur mu? Yüzümde şişme olur mu?


    İmplant operasyonundan sonra, yanak bölgesinde hafif şişlik veya renk değişiklikleri beklenmektedir, fakat ilk andan itibaren 24 saat boyunca soğuk tampon uygulaması yapıldığı takdirde ödemde hızla azalma olacaktır. Yoğun ağrılar görülmez, doktor tarafından reçete edilen ağrı kesici ilaçlar ilk gün görülebilecek ağrıyı, rahatlıkla kontrol altına almaya yetecektir. 

    İmplant çene kemiği ile bütünleşene kadar, yemek yerken dikkatli olunması gerekmektedir. İmplant üstüne yapılacak herhangi bir baskı, implantın kaybedilmesine sebep olabilmektedir.

    Eğer implant tek bir bölgeye yapıldı ise, implantın olmadığı taraf ile çiğneme yapılarak ilk günlerde meydana gelebilecek baskılardan implantı korumuş olursunuz. 

implant ameliyatı zor mu, kolay mı?



    Lokal anestezi ile, sadece dental implantın uygulanacağı bölgede uyuşturma yapılan operasyonlar ile hasta ağrı duymamaktadır. Cerrahi operasyonlara karşı endişesi ve korkusu olan hastalarda ise sedasyon yöntemi kullanılarak implant diş işlemi yapılabilir. Operasyon öncesinde reçete edilen ilaçların alınması, işlem sonrasında antiseptik gargaraların ve ilaçların kullanılması, iyi bir ağız bakımı ve diş hekiminin tavsiyelerine uyulması ile iyileşme süreci, hızlı ve sıkıntısız bir şekilde geçirilebilmektedir. İmplant diş yaptıran bir hasta aynı gün sosyal hayatına dönebilmektedir.